Battlefield: Bad Company (XBox 360)
Doğu Avrupa’da bir yer. “Sarge ve Haggard ” ya da isimleri tam olarak neyse, umursamazlar ve şakalaşmayı seviyorlar. Ortak yönleri altın ve paranın dayanılmaz cazibesi. Kötü takımımız başlarını belaya sokmak için adeta fırsat kolluyor ve buldukları her sebep sonucu kendilerini savaşın ortasında buluyorlar. İşte yine yaptılar…
“Alman tankları bizi yine sıkıştırıyor, derken Fox birliği yardımımıza geldi. Artık arkamızdaki destek daha da sağlam.” gibi cümleler kurarak yazıya giriş yapmayı o kadar isterdim, ama Battlefield bu çağı yıllar önce atladı ve anlaşılan uzay çağından da sıkılmış olacak ki bu kez modern zamana dönmeye karar vermiş görünüyor. Bu gerçek bir hikaye değil. Alternatif kurgu ürünü ve kendini bilmez askerlerin kendi zevklerini tatmin etmek için savaştıkları bir dünya: Bad Company� Yazının tamamını oku »
Halo 3 (Xbox 360)

Üç sene bir saniye gibi geçti, en azından Master Chief için, çünkü bizim 3 senelik bekleme sürecimiz onun için sadece Halo 2’nin sonuna eklenilen hikâyesi oldu. Halo 3 tam olarak 2. bölümün bitiş noktasından devam ediyor. Kahramanımız dünyaya doğru yol alırken asıl hedefi İnsanların ve ittifakın arasındaki savaşı durdurmaktı. Fakat maalesef kahramanımız uçuş derslerini biraz asmış olacak ki, şatafatlı ve muhteşem bir karşılama komitesi sevinç içinde onu üslerinde berklerken, sen gel Allianz birliklerin elinde bulunan balta girmemiş ormanın tam ortasına, Spartan 117 uçağı ile beraber çakıl. Fakat sorun değil. Gerçek kahramanlar 2 kilometrelik bir düşüşten mi korkacak canım. Mjolnir Mark VI-Savaş kostümünden çamurları temizledikten ve silkindikten sonra kahramanımız yeniden savaşa hazırlanıyor. Nede olsa evrenin geleceği onun ellerinde.
Yazının tamamını oku »
Instinct (PC)
Hava karanlık ama soğuk değil. Sanki yaz akşamı var, güzel havada etrafta dolanıyorum. Tam ilerlerken karşıma iki tane zombi çıktı. Silahı doğrultup ateş edecektim, bir tanesi çöp konteynırının içine girdi. Diğeri onun arkasından gitti. Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. O sırada sırtımda birinin bana masaj yaptığını fark ettim. Arkamı bir döndüm bir zombi daha bana meğerse vurmaya çalışıyormuş. Hiç uğraşmadım yanından usulca ayrıldım. Bakkala gittim, içecek yiyecek bir şeyler aldım. Bir taraftan atıştırayım diyordum. Ufaktan patates cipslerine dalarken, zombilerin etraftan çıkıp bana vuramamasına aldırış etmiyordum. Eve gidip yatayım diye içimden geçirdim. Dönüş yolunda sırtımı kaşır gibi vuran zombiyi gördüm. Halen aynı yerde birine vurmaya çalışıyordum. Ufaktan sırıtıp yanından ayrıldım. Eve geldim yattım uyudum. Yaşayan ölüymüş filan bunlar hikaye, vız geçer. Yazının tamamını oku »
Medal of Honor: Airborne (PC)
Medal of Honor�la bundan seneler önce tanışmıştık. 2. Dünya Savaşı�nın acımasızlığını ve ortamını oyunculara sonuna kadar sunmuştu. Mesela Normandiya Çıkarması sahnesini kim unutabilir ki? Sadece Singleplayer olarak değil, çoklu oyuncu modunda da başarılı bir yapımdı. Multiplayer�da oynarken zaman su gibi akıyordu. EA daha sonrasında MOH�un ek görev paketlerini çıkartarak devamını getirdi. Sadece PC�de değil, PSP�den PS2�ye kadar çoğu platformda bile kendini gösterdi. Son olarak Pacific Assault�la, Pasifik taraflarına gitmiş ve Japonlara karşı savaşmıştık. Aradan zaman geçti ve sonunda artık bir kült haline gelen MOH, Airborne ile geri döndü. Yazının tamamını oku »
Heavenly Sword
Sonunda öleceğini bilmesine rağmen laneti kabullenmişti. Elinde kılıçla yerde yatan, kafası yana düşmüş Nariko’nun üzüntüsü ölmek değildi. Kılıçı kullanan kişinin sonunda ölümle lanetleneceğini biliyordu. Fakat bu şimdi mi olmalıydı? Binlerce düşman askerinin arasında, savaş alanının ortasında?… Tüm dostlarına ihanet etmiş gibi hissediyordu. Kai’ye ne olacaktı? Onu kim koruyacaktı. Kılıç, lanetini ellerine ve oradan da kollarına akıtırken acı içerisinde haykırıyordu ve gözleri yavaş yavaş kapanmya başlıyordu. Ölüm vücuduna bir dua gibi doluyordu. Etrafındaki düşmanları şaşkındı. Daha dakikalar önce yüzlerce kişiyi katletmiş olan kadın şimdi yerde çırpınıyordu. Nariko yerde haykırarak ölümü içine çekerken tek pişmanlığı, henüz kafalarını vücutlarından ayıramadığı, kanlarını akıtamadığı düşmanlarıydı. Onlar şanslı olanlardı.
Nariko sonun geldiğini biliyordu. Fakat bunu kabullenmek istemiyordu… İçinde büyük bir nefretle gözlerini tekrar açtı… Yazının tamamını oku »
Devil May Cry 4 için videolar

Capcom TGS’de başarılı serisi Devil May Cry’ın merakla beklenen 4. oyununun 2 videosunu biz oyunculara sundu. Devil May Cry 4 grafikleriyle, durmak bilmeyen aksiyonuyla ve özellikle harika patlama efektleri ile dikkat çekiyor. Ana karakter olarak Dante’yi yönetmeyeceğimiz oyun bildiğiniz gibi her üç platforma da çıkartılacak. Tokyo Game Show tüm hızıyla devam ediyor.