Posts Tagged ‘PS3’
2010
01.20
Tags: beyond, Beyond Good Evil 2, bu hafta, bu hafta cikacak oyunlar, bu hafta cikacak yeni oyunlar, bu hafta oyunları, bu haftanın en çok satan oyunları, bu haftanın oyunları, bu haftanın oyunu, bu sene çıkan oyunlar, demo indir, download, eglence, evil, evil 2, evil2, fps oyunu, full oyun, fulloyun, good, haber, haberler, haftanin en cok satan pc oyunlari, hit oyun, indir, ixir, ixir oyun, ixiroyun, japonya, kuzey amerika, link, linksiz download, microsoft, oyun, oyun download, oyun haber, oyun haberi, oyun haberler, oyun indir, oyun konsolları, oyun oyna, Oyun Yamaları, oyuncu, oyunlar, oyunlar1, oyunlari, PC, piyasa, playstation 3, PS2, PS3, son çıkan oyunlar, sony, ubisoft, Ubisoft'tan Geoffroy Sardin, video, Wii, Xbox, Xbox 360, xbox live, yama, yama bul, yama indir, yeni, yeni oyun, yeni trailer, yeni video, yükle
Posted in Haberler, Hileler, PC, Xbox, Xbox 360, Yeniler | 1 Comment »
Ubisoft, Beyond Good & Evil 2′nin geliştirildiğini doğruladı.
Geliştirilip geliştirilmediği konusu yılan hikayesine dönen Beyond Good & Evil 2, bu kez resmi ağızlardan doğrulandı. Geçtiğimiz yılki E3 fuarı öncesinde oyunla ilgili görseller basına sızmış, buna rağmen Ubisoft bu projeyi yalanlamıştı. Önceki günse Ubisoft’tan Geoffroy Sardin, gelen bir soru üzerine Beyond Good & Evil 2 üzerinde çalışıldığını söyledi ve Ubisoft’un PR yöneticisi Jaime Cottini de bu söylemi doğruladı. Detaylar için yine beklemeye geçebiliriz.

2010
01.04
Tags: 2008, aksiyon oyunu, amerika, avrupa, capcom, demo, demo indir, DS, ea, fps oyunu, guild wars 2, haber, haberi, haberler, haberleri, indir, japonya, microsoft, oyun, oyun download, oyun haber, oyun haberi, oyun haberler, oyun indir, oyun konsolları, Oyun Yamaları, oyunlar, oyunlari, PC, piyasa, playstation 3, PS3, son çıkan oyunlar, Xbox 360, xbox live, yama indir, yeni video
Posted in Haberler, Hileler, Manşetler, PC, Yeniler, İncelemeler | 1 Comment »
Zamanında “En İyi MMORPG” ve “En İyi Oyun” ödüllerini almış bir yapım düşünün. Hatta turnuvalarına katılıp 100.000 dolar kazanabildiğinizi ve de devamının yapıldığını düşünün. Bakalım Guild Wars 2 bizlere neler vadediyor?
2007 yılında Guild Wars 2 (Kısaca GW2) ilk açıklandığı zaman, büyük bir heyecan yaratmıştı. O günden bugüne kadar bu heyecan hala aynı seviyede korunuyor.
Yüzyıllar sonra
GW2, Eye of the North eklentisinden 250 yıl sonrasını konu alıyor. Yerin altında uyuyan beş yaşlı ejderha uyanır ve Tyria dünyasına yıkım getirirler. Büyük şehirler harap hale gelmiş, bazıları ise tekrar yapılmak zorunda kalmıştır. Bizim görevimiz ise bir yandan ejderhalarla, bir yandan da diğer ırklarla savaşmak.
Yeni yapımın en önemli değişikliği gözlere hitap ettiği noktada başlıyor. Oyunun grafik motoru büyük değişiklikler geçiriyor. Gerçek üç boyutlu çevre, geliştirilmiş grafik ve animasyonlar bunda en büyük faktörler. Ayrıca Havok fizik sisteminin gerçekçiliğe etkisi büyük. DirectX 10 desteğiyle birlikte gelen GW2, DirectX 9′la da oynanabilecek. Müziklerde ise ilk Guild Wars’un müziklerini yapmış olan Jeremy Soule imzası olacak.

Oyunda beş seçilebilir ırk olacak. Bunlar: Asura, Charr, İnsan, Norn ve Sylvari. Her ırkın artıları ve eksileri var. Örneğin Norn’lar şekil değiştirebilecekler, Asura’lar büyü özellikleriyle ön plana çıkacaklar. Irklar konusunda pek fazla bilgi henüz yok. Maksimum level sayısı da yükseltilmiş durumda. Seviye atlama mekaniğiyse, oyuncuların kolay level atlamalarını engelleyecek şekilde geliştiriliyor. Yeteneklerde ise sayı yerine bu yeteneklerin özellikleri ön plana çıkacak.
PvE kısmında oyuncular dinamikleri kendi içinde gelişen bir dünyayla karşılaşacaklar. Ayrıca aşamalı içerikler GW2’nin hikayesini kavramamıza yardımcı olacak. Yapımın dünyasında görevler yerine belli senaryolar ya da olaylar olacak. Bu senaryo ya da olaylar oyuncunun o bölgede nasıl hareket ettiğine göre değişecek. Bununla da kullanıcıların, Guild Wars dünyasıyla bağını geliştirmek amaçlanmış gibi gözüküyor. Ayrıca deniz altında bulunan kısımlarda oyuncunun keşfetmesine açık bölgeler olacak. Yapımcılar GW2’nin aslında bu deniz altı bölümleri nedeniyle geciktiğini belirtiyorlar. Olabildiğince ilgi çekici yapmaya çalıştıkları anlaşılıyor. Tek başınıza oynamayı seviyorsanız da, yanınızda olacak bir NPC sistemi geliştiriliyor. Ancak bu sistemi kullanmak istemezseniz de ödüllendirilebilmeniz mümkün olacak
PvP sevenler ise ilk Guild Wars’tan farklı bir PvP sistemiyle karşılaşacaklar. İlk oyundaki Guild vs. Guild maçları yine mevcut olacak ancak GW2 büyük World vs. World maçları içerecek. Bu maçlar The Mists adı verilen yerlerde yapılacak ve bu PvP savaşta çeşitli roller üstlenecekler.
İlk oyunu oynayanlar ise bu ikinci oyun için karakter isimlerini rezerve edebilecekler, ancak karakterlerini transfer etmeleri mümkün olmayacak.
NCsoft’un CEO’su Jaeho Lee’nin yaptığı açıklamalara göre, GW2’nin 2011′den önce piyasada olması beklenmiyor. Ancak 2010 senesinde kapalı bir beta testi yapılacağı gelen haberler arasında. Kızışan MMORPG piyasasına yeni bir soluk getirecek Guild Wars 2′yi biz de merakla bekliyoruz.
2009
12.29
Tags: 2008, aksiyon oyunu, amerika, Ascension, ascension download, Ascension to the Throne Valkyrie, avrupa, demo, demo indir, download, download oyunlar, ekran görüntüleri, en güzel oyunlar, en harika oyun, en iyi oyunlar, en son çıkan oyunlar, full oyun download, fulloyun, haber, haberler, indir, oyun, oyun download, oyun downloadlar, oyun full, oyun haber, oyun haberi, oyun haberiş, oyun haberler, oyun indir, oyun indirici, oyun pc, oyuncular, oyunlar, oyunlar1, pc oyun, pc oyunlari, PS3, the, throne, to, valkyrie, yama, yama indir, yeni, yeni oyun, yeni video, yükle
Posted in Ekran Görüntüleri, Haberler, Hileler, Manşetler, PC, Yeniler, İncelemeler | No Comments »
Tarz: Role Playing
Yayın tarihi: 2009/07/08
Developed by: DVS Oyunlar
Katalog: Strategy First
Hain komplo Airath İskender’in hükümdarı sonucunda güç yoksun ve Oganthar uzak karaya getirdi. Intikam Craving, o kendi ülkesine geri döner. Alexander yoluna ev ve birçok dost ve düşman karşılayan güzel warrioress Eneya bunların arasında yer alıyor. O kim addon kahramanı tahta Yükseliş haline edecektir. Valkyr “.
Cesur ve güzel warrioress Eneya davet müttefikleri Samael ve sayısız lejyon – iblis özlem dünya hakimiyeti için püskürtmek için. Eneya onun ve askerleri kazanmak her savaşta daha güçlü hale gelir, ona yetki, daha becerikli ve tecrübeli savaşçı onu afiş takip artıyor.

Yeni şirketin oyun esnasında birçok sorunun yanıtlarını bilmek gidiyor. Eneya ne zaman Alexander Oganthar onun gücü kurulması oldu ne oldu? Ne kötü kader onu düşman toprakları getirdi? Ne faturası korkusuz warrioress iblis Samael bir cehennemi ordu lider teslim edecek?
Asgari yapılandırma
* OS: Windows XP;
* CPU: 2,4 GHz;
* RAM: 512 MB;
* Video: GeForce 6600 128 MB;
* Ses: DirectX uyumlu;
* HDD: 2,4 GB boş alan.
2009
12.16
Tags: aksiyon oyunu, amerika, apb, apb download, apb indir, avrupa, capcom, demo, demo indir, download, fps oyunu, haber, Haberler, haberler, indir, izle, japonya, oyun, oyun cu, oyun download, oyun haber, oyun haberi, oyun indir, oyun konsolları, oyun oyna, oyun yama, Oyun Yamaları, oyun yükle, oyuncak, oyuncu, oyuncular, oyunlar, oyunlar1, PS3, Xbox 360, xbox live, yama, yama indir, yeni, yeni video
Posted in DS, Ekran Görüntüleri, Haberler, Hileler, Manşetler, PC, Yeniler, İncelemeler | 3 Comments »
GTA IV’ün atmosferini, karakterlerini, yeniliklerini vs… geçtim, bana göre en güzel yanlarından biri multiplayer’ı. Çıkalı ne kadar zaman olmasına rağmen, çoklu oyuncu modunda halen takılıyorum. Oldukça da zevkli. Aslında mod yapımcıları sağ olsun San Andreas internet üstünden online olarak oynanıyordu. Tabii bazı eksileri de vardı. GTA’nın multiplayer kısmını sadece MMO olarak düşünün, birde projenin başına ilk GTA’nın yaratıcılarından David Jones ve ekibini koyun, ortaya APB (All Points Bulletin) çıkar.
Birinde karar kılmak lazım
APB oldukça potansiyel dolu bir proje. En başta arkasındaki isme bakmak lazım. Yapımcı Realtime Worlds. Firma daha önce X360’a özel olarak Crackdown’ı geliştirmişti, başarılı bir yapımdı (Crackdown 2 üstünde Ruffian Games çalışıyor). Realtime Worlds’u ise, Rockstar North’tan (Daha önce DMA Design’tı!) tanıdığımız; GTA ve Lemmings gibi köklü yapımlarda yer alan David Jones kurdu. APB de Jones’un daha önceki oyunlarında olduğu gibi açık dünya (Open World) ve bu sefer ağırlık merkezi de online.

Oyun, San Paro adındaki hayali bir şehirde geçiyor. Şehrin günlük yaşamı akıp giderken, sessiz sakince bir ortam varken, bir anda ortalığı savaş alanına çevirebilir veya bunu yapanların peşine düşebilirsiniz. İki taraf var: Criminals ve Enforcers. Bir suçlu olmak mı? Yoksa tam tersi kanunları mı uygulamak istersiniz? Karar tamamen sizin…
Criminals; kundaklama, hırsızlık, grafiti gibi birçok suç işleyip bunları kötü şöhretine ekleyecek. Diğer yandan ise Enforcers, suçluları yakalayacak, kötü emelleri engellemeye ve şehri suçlulardan temizlemeye çalışacak. Bu onlara prestij olarak geri dönecek. San Paro açık bir dünya, türlü bin türlü aktivite var. 24 saat boyunca aksiyon ve eğlence yaşanacak.
Sil baştan!
APB’de karakteri yaratmak birlikte, karakter üstündeki oynama ve incelikler bitmiyor. Vücudunun üstündeki farklı dövmeleri, kıyafetleri vs… değiştirebilirsiniz. İşin güzel kısmı kişisel sembolünüzü yaratmak. Sembol yaratma editörü bu konuda yardımcı olacak. Sadece karakter değil, araçlar değişiyor, silahlar geliştiriliyor; ama her şeyin bir karşılığı var, yani para. Yaptığınız işler, aktiviteler para kazandırıyor. Bunun karşılığı ise daha fazla gelişim, değişiklik olarak bizlere geri dönüyor.
Oyunu oynarken isminiz online tabloda yer alacak. Ne kadar yükselirseniz, o kadar daha fazla yüzünüz bilenecek, isminiz duyulacak. Ünlü bir yıldız gibi olacaksınız. Çabalar, gayretler sizi yükseğe çıkartacak. Asıl mesele şu ki, tepeye yükselmek dışında orada kalmak mesele…

Unreal Engine 3 ile geliştirilen APB, grafik olarak güzel görünüyor. Online tabalı, hareketli bir yapım için görsellik gayet hoş. Sesler ve müzikler, bunları da eksik etmemek lazım, ancak eksik kalsa da dert etmeyin, çünkü onlara da el atabilirsiniz. Oyunun müzik editörü var. Vivox da, yapımdaki sesli chat özelliğini sağlayacak. Bu yazılım sayesinde isterseniz karakterin sessini kendi sesinizle değiştirebileceksiniz.
Bitmek bilmeyen hikaye
Aksiyon, suçlular, çeteler, polisler, yaşayan bir şehir, kullanılabilir araçlar ve daha nicesi… APB oldukça ilgi çekici duruyor. Bu kadar aksiyonun asıl sonucu ise katıksız eğlence. Yapımcı sağlam, proje güzel olunca, sadece 2010 Mart ayına kadar beklememiz lazım.
2009
12.16
Tags: 2008, 2010, aksiyon oyunu, amerika, avrupa, capcom, demo, demo indir, DS, en cok satan oyunlar, fps oyunu, haber, haberi, Haberler, haberler, haberler oyun, haberleri, indir, izle, japonya, konsol, kuzey amerika, oyun, oyun haber, oyun haberi, oyun haberler, oyun indir, oyun konsolları, Oyun Yamaları, oyuncu, oyuncular, oyunlar, PC, playstation 3, PS3, PSP, Silent Hunter V Battle of the Atlantic, son çıkan oyunlar, sony, ubisoft, video, Wii, Xbox 360, xbox live, yama, yama indir, yeni, yeni video
Posted in Ekran Görüntüleri, Haberler, Hileler, Manşetler, PC, Yeniler, İncelemeler | No Comments »
Denizaltı simülasyonu denilince akla ilk gelen isim Silent Hunter (SH). Seri özellikle üçüncü yapımda iyice doruk noktasına ulaşmıştı. 2007’de piyasaya sürülen Silent Hunter 4: Wolves of the Pacific de aslında kaliteliydi, ama içeriğindeki bazı program hataları ve eksikler, yapımı baltalıyordu. En başta U-Boat’ların kontrol edilememesi, mürettebat güvertedeyken denizaltının suya dalması, bazen gemilerin karada durması, sonar, radar ve hız hatası gibi oynanış mekaniğindeki birkaç sorun yüzüne şikayetçi olanlar vardı. Yamalar çıktı, bazı problemler giderilmişti, ama yamalar da tam yetmedi. Sonrasında U-Boat Missions kullanıcılara sunuldu, artık U-Boat’lar da kontrol ediliyordu. Ek içerik SH4’ü biraz daha düzeltse de, yeni özellikler eklese de ne yazık ki problemler de içeriyordu. Yine de fanlar tarafından yapılan modlar oyunu daha elle tutulur hale getiriyordu. SH4’ü iyi kötü benim gibi serinin müdavimleri oynadı, şimdi ise sirenler Silent Hunter 5 için çalıyor!
Yeniden U-Boat’lar
Ubisoft Romania tarafından geliştirilen oyun Alman U-Boat’ları üstüne odaklanıyor. SH5, Atlantik Okyanusu ve Akdeniz’de geçiyor. Yaşanan gerçek olaylar içinde kendimizi bulacağız. Yapımda ilk dikkat çeken noktayı geliştirilmiş komut sistemi oluşturuyor. Belirtilene göre ayrıntılı ve kullanışlı bir sistem olacak. Mürettebatımızla etkileşimde olacağız. Yeni komut sistemiyle birlikte onların korkularını, gerilimlerini, gündelik işlerini yapmalarını izleyeceğiz.

Bir kaptansınız ve denizaltınızda her yeri FPS açısından yürüyerek dolaşabilirsiniz. Kimin ne yaptığını da görebilirsiniz. SH5’te ara yüz de s değişen ve geliştirilen kısımlardan nasibini alıyor. Daha kullanışlı olacak. Gerçi serinin diğer oyunlarında, modlar yardımıyla ara yüzde değişiklikler oluyordu ve daha iyi hale de geliyordu. SH5 çıktığında büyük ihtimal gene modlar yayınlanacaktır. Üçüncü yapımda dinamik campaign oldukça hoştu. SH4 bu durum daha geliştirildi, şimdiyse daha dolu dolu hale getiriliyor. Yenilikler içerek. Dördüncü oyunun en güzel kısımlardan biri de dinamik radyoydu. Silent Hunter 5’te gene bu özelliğin daha iyi şekilde devam edeceğini sanıyorum.
Bir kaptansınız ve denizaltınızda her yeri FPS açısından yürüyerek dolaşabilirsiniz. Kimin ne yaptığını da görebilirsiniz. SH5’te ara yüz de s değişen ve geliştirilen kısımlardan nasibini alıyor. Daha kullanışlı olacak. Gerçi serinin diğer oyunlarında, modlar yardımıyla ara yüzde değişiklikler oluyordu ve daha iyi hale de geliyordu. SH5 çıktığında büyük ihtimal gene modlar yayınlanacaktır. Üçüncü yapımda dinamik campaign oldukça hoştu. SH4 bu durum daha geliştirildi, şimdiyse daha dolu dolu hale getiriliyor. Yenilikler içerek. Dördüncü oyunun en güzel kısımlardan biri de dinamik radyoydu. Silent Hunter 5’te gene bu özelliğin daha iyi şekilde devam edeceğini sanıyorum.

Tüm Silent Hunter’ların grafikleri zamanı için hep güzel oldu. Özellikle son iki oyunda denizaltı modellemeleri oldukça ayrıntılıydı. SH5 bu konuyu bir adım daha ileri taşıyıp, yine görsel olarak ziyafet sunacak. Bu konuda yapımcılar görsel olarak hayal kırıklığı yaşatmadılar. Şunu da unutmamak lazım. SH serisinde güzel grafiklerin hep belirli bir karşılığı var: Yüksek sistem ihtiyacı. Silent Hunter 5 büyük ihtimal güçlü bir sistem isteyecektir. Sesler konusunda SH3 tamamdı, gene SH4’te ses açısından bazı hatalar vardı. Hatta ek paketi U-Boat Missions’da Alman mürettebat İngilizce konuşuyordu ki, bu kötü bir eksiydi. Umarım beşinci oyunda bu durumlar yaşanmaz.
Yazımın başından beri SH4’ü kötüledim, ama haksız da sayılmam. Hele ki ilk çıktığında tamamlanmamış bir oyun havası verdiyordu. Sonradan modlarla, yamalarla daha düzgün hale geldi. Üçte de hatalar vardı, ama dört kadar çok sorunlu değildi. Dert yandım resmen. Silent Hunter 5’e de bu yüzden temkinli yaklaşıyorum. Direkt U-Boat’ları ele alması en baştan bir artı, ama SH4’teki yaşanan tecrübeden sonra SH5’e de “Acaba olur mu?” gibi bir yaklaşımım var. Umarım, hatalar tekrarlanmaz. Güzel bir ürün ortaya çıkar. Tüm her soruların cevabı 2010’un ilk çeyreğinde cevaplanacak.
2009
12.16
Tags: aksiyon oyunu, demo, demo indir, DS, en cok satan oyunlar, fps, fps oyunu, haber, haberi, Haberler, haberler, haberleri, indir, izle, japonya, just cause 2, Just Cause 2 download, Just Cause 2 indir, Just Cause 2 oyun, Just Cause 2 oyunlar, Just Cause 2 oyunu, konsol, oyun, oyun download, oyun haber, oyun haberi, oyun haberl, oyun haberler, oyun indir, oyun oyna, oyunlar, playstation 3, PS3, PSP, Xbox, Xbox 360, xbox live, yama indir, yeni, yeni video
Posted in Haberler, Hileler, PC, PS3, Xbox 360, Yeniler, İncelemeler | 2 Comments »
İçinde hapsolduğumuz odalar kaldırıldı. Sokağa çıktığımızda etrafımızı perdeleyen duvarlar, gördüğümüz halde kullanamadığımız araçlar birer birer yok oldu. Hatta öyle bir hale geldik ki, uçmak bile mümkün oldu. Bunca imkâna sahipken, hareketsiz kalmak doğru olmazdı. Adaletin sahipsiz bir köle olarak esir tutulduğu yerler bulunmalı ve gereken her şey yapılmalıydı. Gerçek veya sanal dünya olsun, eğer adalet duygunuz varsa, bunu gerçekleştirmek için yapabileceğiniz şeyler de var demektir.
Açık dünya (Open World) olarak tasarlanan oyunların en büyük özelliğini, kullanıcılara tamamen özgürlükçü bir oynanış sunabilmesi ve bu sayede var olan senaryo modunu, kişinin belirlediği seçimler ve attığı adımlar doğrultusunda sonuca kavuşturması olarak gösterebiliriz. GTA’daki suç dolu sokakları bir kenara bırakın, eski zamanlarda kalmış çete hesaplaşmalarını da! Şimdi kendimiz için değil, insanlar için bir şeyler yapma vakti. Just Cause 2, olmaması gereken bir yönetimi yok etmek için geliyor. İlk oyunun ardından boş durmayan Avalanche stüdyosu, yeni bir devam oyunu için kolları sıvadı ve çıkış için gözünü önümüzdeki yıla dikti. Hem PC kullanıcıları, hem de konsol sahipleri, en zalim yönetim şekli olan diktatörlüğü yok etmek için dünyanın bir diğer ucuna doğru yola koyulmak üzere.
Sıkı yönetimi gevşetme vaktidir
Just Cause 2′de özel ajan Rico Rodriguez’i yöneteceğiz. Yeni operasyonlar, hayali olarak tasarlanan Güneydoğu Asya’da bulunan Panau adasında gerçekleşecek. Tropik bir iklimi bulunan bu ada, sık ormanlar, kızgın kumlarla kaplı sahiller ve amansız dağlarla çevrili bir yer. Söylediklerim, sıradan birer özellik olarak anlaşılmasın, zira yapımcılar 400 kare mil büyüklüğünde bir harita tasarlıyor. Oldukça büyük bir hareket alanına sahip olacağımız belli. Peki neden bu adaya gitmemiz gerek, amacımız ne? Panau adası, bir diktatör tarafından yönetiliyor ve bizim de onun saltanatına son vermemiz gerekli. Bunu yapabilmek için önce gizli operasyonlar yapmalı, ardında da insanları yavaş yavaş bir araya getirerek karşı bir oluşum hazırlamalıyız.
Yeni oyunla birlikte kullanabileceğimiz yeni silahlar, araçlar ve ekipmanlar olacak. Bir çatışma esnasında zor durumda kaldığınızda, kendinizi uçurumdan atabilir ve açtığınız paraşüt sayesinde boşlukta süzülebilirsiniz. Diğer bir örnek olarak, gizli hareket etmeniz gerektiğinde nöbetçi kulelerindeki askerlere kanca takabilir ve kendinize doğru çekerek işlerini bitirebilirsiniz. Özellikle bu ekipman, oyun boyunca çok işimize yarayacak. Yeni silahlarımız da saldırı gücümüze artı yönde etki edecek. Lazerle kontrol edilebilen roket, uzaktan kumandalı C4 patlayıcısı, bir bomba atar ve Minigun gibi silahları kullanabileceğiz.
Tabii ki tüm görevler boyunca yaya olarak ilerlemeyeceğiz, kullanabileceğimiz araçlar olacak. Spor arabalardan, Atv’lere kadar geniş bir yelpaze bulunacak ve çevredeki fiziksel tepkilere göre araç kullanma alışkanlığımızı belirleyeceğiz. Şöyle ki, eğer engebeli bir arazide bulunuyorsak ve spor araba kullanarak ilerlemeye çalışırsak, verimli bir ilerleyiş sağlayamayacağız. Engebeler nedeniyle araç sürekli savrulacak ve hasar almaya başlayacak. Belki de bu sebeple düşmanlardan kaçamayacak ve başarısız olacağız. Düz yolda kullandığımızda ise, iyi bir performans verecek. Engebeli araziler için de Atv ve cip gibi araçlar imdadımıza yetişecek. Hatta Jumbo Jet’ten de söz ediliyor.

Senaryo modunu kısa bir süre kenara bırakmak isterseniz, Panau adasını keşfe çıkabileceksiniz. Yan görevler yaparak ekstradan gelir sahibi de olunabilecek. Karaborsa silah ticaretini ve silahlarda geliştirmeler yapılabildiğini de ekleyelim. Para gerçekten önemli. Yapımda, ilk Just Cause’da bulunan Avalanche grafik motorunun 2.0 versiyonu kullanılıyor. Doğal olarak daha iyi görsellerle karşılaşmamız olası. Ek olarak yükleme ekranı da olmayacak. Yetkililerin teknik olarak tek çalışması grafikler değil, yapay zekâyı da unutmamak gerekli. Bu kez daha zeki düşmanlarla karşılaşacağız. Çevredeki nesnelerin arkasına saklanacak, nasıl saldırmak isteyeceklerine karar verecek ve etraftaki fiziksel tepkilere göre yer değiştirecekler. Avalanche firması, iyi bir sonucun oluşması için yapay zekâ motorunu baştan yazmış.
Senaryo modu ve yan görevleriyle birlikte bize uzun bir oynanış süresi vaat eden Just Cause 2′de çoklu oyuncu desteği bulunmayacak. Yapım, PC, PS3 ve X360 için mart ayında raflarda olacak.
2009
12.14
Tags: 2010, aksiyon oyunu, amerika, avrupa, ben 10, capcom, demo, demo indir, ea, fps, fps oyunu, full oyun, fulloyun, haber, Haberler, haberler, indir, izle, japonya, konsol, kuzey amerika, microsoft, oyun, oyun download, oyun haber, oyun haberi, oyun haberler, oyun indir, oyun konsolları, oyun oyna, Oyun Yamaları, oyuncak, oyuncu, oyuncular, oyunlar, oyunlari, PC, piyasa, playstation 3, PS2, PS3, PSP, Ratchet & Clank Future A Crack in Time, son çıkan oyunlar, sony, ubisoft, video, Wii, Xbox 360, yama, yama indir, yeni, yeni video
Posted in Ekran Görüntüleri, Haberler, Hileler, Manşetler, PC, PS3, Yeniler, İncelemeler | No Comments »
Platform oyunları deyince şüphesiz akla ilk gelen isim Super Mario olacaktır. İki musluk tesisatçısının prensesi kurtarmak için girdikleri macerada birçoğumuz onlara yardımcı olmuşuzdur. Tabii platform oyunları sadece Mario ile sınırlı değil. Sonic, Giana Sisters, Prince of Persia gibi isimler de unutulmazlar arasında yer alıyor. Platform türünün 3B ile tanışmaya başladığı yıllarda Crash gibi unutulmaz bir şaheser vardı. PS2, piyasaya ilk sürüldüğü zamanlarda Sony bizleri adından söz ettirecek Ratchet & Clank ile tanıştırdı.
Ratchet bu sefer daha farklı
Ratchet ve Clank geçen zaman içinde bir çok versiyonu ile konsollarımızı şenlendirmişti. Serinin sonuncusu Ratchet & Clank Future: A Crack in Time (Kısaca R&C) adıyla karşımıza çıkıyor. Yapım, bağımsız bir senaryoya sahip ve yaklaşık 11 saat süren bir oynanış süresi var. Kahramanlarımız paralel evrenler arasında kaderlerinde ne varsa, onu yaşıyorlar.

Hikaye farklı gezegenlerde oynayabiliyor. Ratchet geçmişini aydınlatmak için uğraşırken, Clank’de ilginç ve biraz da duygusal olan hayat hikayesi ile gezegene sahip olmaya çalışan kötü güçlere karşı mücadele ediyor.
Racthet’ın gezegenindeyken klasik TPS olarak oynuyoruz. Clank’in gezegeni farklı galaksilerde ve uzayın derinliklerinde geçiyor. Senaryoyu tekdüzelikten kurtarmak için Clank’in gezegeninde istediğimiz galaksiye gidebiliyoruz. Böylece farklı yollardan ilerleme şansımız oluyor. Toplanan nesneler ve öldürdüğümüz yaratıklar, otomatik olarak ya da isteğe göre seviye atlamamızı sağlıyor. Seviye atlama karakterimiz ve kullandığımız araçlar için geçerli. Zonie adlı yaratıkların önemi işte bu nokta da ortaya çıkıyor ki, Ratchet’ın uzay gemisine seviye atlatıyorlar ve gezegenler arası seyahat olanağı sağlıyorlar. Silahlardaki çeşitlilik ve geliştirme özelliği bize kolaylık sağlıyor. Eski versiyonlardan hatırladığınız silahların yanı sıra yeni dizayn edilmiş olanlar da eklenmiş. Hatta bazı söylentilere göre bu silahların bir kısmı Rachet & Clank fanları tarafından tasarlanmış.
Ratchet & Clank’de sizi zorlayacak bir arena bölümü bulunuyor. Burayı oynamanızı tavsiye edebilirim. Yukarıda da bahsettiğim gibi gezegenler arası geçişler başladığında yapım daha bir zorlaşıyor. Arena bölümü bu zorluk seviyelerinde size yardımcı oluyor. A Crack in Time’da karşımıza çıkan başka bir unsur ise bulmacalar. Ratchet ile daha silaha dayalı olarak ilerlerken bir takım nesneleri bulup, belirli yerlere götürmek gibi bulmacalarla uğraşıyoruz. Clank ile devam ederken daha çok bulmaca odaklı ve zaman zaman heyecanlı mücadelelere giriyoruz. Bulmacalar iyi düşünülmüş ve zekaya dayalı küçük oyunlar şeklinde tasarlanmış.
R&C’in serinin diğer oyunlarına göre başarılı olduğunu söylememiz mümkün. Bazı yerlerde kamera hataları ile karşılaşıyoruz, ama bunun çok rahatsız edici boyutlarda değil. Yapımda kullanılan grafik ve fizik motoru her yeni versiyonda daha başarılı bir şekilde geliştirilmiş. Grafikler ve karakter çizimleri göze hoş geliyor.

Şimdi hangi gezegene gitsem acaba?
Sesler gayet iyi. Önceki serilerden beri güzel olan seslendirmeler A Crack in Time’da dikkatleri çekiyor. Diyaloglar konusunda aynı sözleri söyleyemesek de, arka planda çalan müzik oyunda kendinizden geçmenizi sağlayacak düzeyde. Sonuç olarak, eğer platform türünü seviyorsanız ve daha önce Ratchet & Clank’in diğer serilerini oynamadıysanız, bu eğlenceli oyunla bir an önce tanışmanızı tavsiye edebilirim
2009
12.14
Tags: 2008, aksiyon oyunu, amerika, avrupa, capcom, demo, demo indir, download, fps oyunu, haberler, indir, izle, konsol, kuzey amerika, oyun, oyun haber, oyun haberi, oyun haberler, oyun indir, oyun konsolları, oyun oyna, Oyun Yamaları, oyunlar, oyunlar1, PC, piyasa, playstation 3, PS2, PS3, PSP, son çıkan oyunlar, sony, The Saboteur, The Saboteur download, The Saboteur indir, The Saboteur oyun, The Saboteur oyun download, The Saboteur oyun indir, The Saboteur oyuncu, The Saboteur oyunlar, The Saboteur oyunlar1, The Saboteur player, ubisoft, Wii, Xbox, Xbox 360, xbox live, yama, yama indir, yeni, yükle
Posted in Ekran Görüntüleri, Haberler, Hileler, Manşetler, PC, Yeniler, İncelemeler | No Comments »
Kim olduğunuz veya ne iş yaptığınız önemli değildir. Hayat sizi öyle bir noktaya getirir ki, tüm bildiklerinizi unutur, kimliğinizi askıya alır, farklı bir bedende canlanırsınız. Düşünceleriniz sizi kontrol etmek ister, ama içinde bulunduğunuz beden, sizi içinde bulunmak istediği dünyaya doğru sürükler. Zaten her şey kötü gitmektedir, kaçmak yerine kalmak daha mantıklı. En azından zorlanmaya mecbur bırakılmazsınız…
The Saboteur ilk duyurulduğunda, farklı yapısıyla dikkat çekmeyi bilmişti. Sin City vari görselleri ve eski bir yarışçının giriştiği intikam mücadelesi, oyunun en önemli özelliklerini oluşturuyordu. Pandemic, son dönemde yaptığı başarısız çalışmalarda gündeme gelmiş bir firma. Doğal olarak bu durum neticesinde, The Saboteur için heyecan değil, endişe duygusu ağır basmaya başlamıştı. Mercenaries 2: World in Flames ve The Lord of the Rings: Conquest gibi iki başarısız ürünün ardından Pandemic, oyuncuların karşısına son kez The Saboteur ile çkıyor.
İntikam
İkinci Dünya Savaşı döneminde, Nazi işgali altında olan Fransa’da her zorluğa rağmen yaşam devam etmektedir. Sıradan bir yarışçı olan Sean, yapımda kontrol edeceğimiz karakter. Şimdiye kadar en iyi arkadaşı Jull ile birçok macera yaşayan adamımız, doğal olarak onu kardeşi gibi görmektedir. Günün birinde Sean, yine en iyi bildiği işi yapmak için pistte yer alır. Bu kez rakipler arasında bir de Nazi subayı bulunmaktadır. Yarış başladıktan kısa süre sonra kontrolü eline alan adamımız, birincilik pozisyonuna ulaşmakta zorlanmıyor, ancak Nazi subayının başvurduğu bir hile sonucunda yarış dışı kalıyor. Bunu kendisine intikam nedeni olarak belirleyen Sean, en iyi arkadaşı Jull ile gizli bir plan yapar ve Nazi subayının arabasını yok etmek için harekete geçer. İşler umulduğu gitmez ve Jull öldürülür. Dönüm noktası olarak göstereceğimiz bu gelişmenin ardından Sean, Fransız direnişine katılıyor ve hem ülkesi, hem de arkadaşı için yemin ediyor. Yapımcılar, The Saboteur’un “İkinci Dünya Savaşı oyunu” olmadığını, sadece zaman dilimi olarak bu temanın kullanıldığını açıklamıştı.
Yapım, siyah-beyaz tonlar üzerine kurulmuş. Gece karanlığında yağan yağmur damlacıklarının beyaz renkle tasvir edilmesi çok hoş duruyor. Bu temada Nazi askerlerinin kollukları ve bayrakları kırmızı, direnişçilerin kollukları ise mavi olarak gösteriliyor. Şehir ışıkları da sarı renk olarak monitörlermize taşınmış. Geri kalan herşey siyah-beyaz. Bu görsellik, aslında şehirdeki umutsuzluğu simgeleyen bir durum. Şöyle açıklayalım; şehrin her bölgesi farklı Nazi birliklerinin kontrolleri altında bulunuyor. Bizim yapacağımız görevler arasında, sabotaj, hırsızlık ve önemli kişilerle konuşmak gibi seçenekler var. Eğer bir bölgeyi ele geçirmemiz isteniyorsa, nasıl bir yöntem izleyeceğimiz bize bağlı. Adamımız dövüş teknikleri bakımından yetenekli. Ayrıca Altair gibi istediği çoğu yere tırmanabiliyor. Direkt olarak çatışmaya da girebiliriz, gizlenerek de hareket edebiliriz. İkinci şıkkı seçtiğimizde sabırlı davranmak şart. The Saboteur, açık dünya olarak hazırlanmış bir oyun. Gitmek istediğimiz noktaya birden fazla farklı yolu kullanarak ulaşabiliyoruz. Araba çalabiliyor veya Nazi subaylarının motosikletlerini ele geçirebiliyoruz. Araç kontrolleri, The Godfather 2′deki gibi hantal değil, ama GTA IV’te olduğu gibi çok esnek de değil. Ani manevralarda el frenini çekmek çoğu kez işimize yarıyor.
Bir günde tüm hayatı değişti

Gözlem önemli
Şehrin her bölgesinde gözcü kuleleri, önemli yollar ve köprülerde de nöbetçilerin mekânları bulunuyor. Saldırıya geçmeden önce gözlem yaparak ilerlemek mantıklı. Örneğin, gözcü kulelerindeki askerleri uzak mesafelerden öldürebilirsek, bir yere tırmanırken veya birilerini gizlice öldürmek için hareket ederken görülme olasılığımız ortadan kalkıyor. Nazi askerini boğarak öldürürseniz, giysisini giyebiliyor ve kılık değiştirerek gezebiliyorsunuz, ancak diğer askerlerin çok yakınına gitmemeniz gerekiyor. Diğer bir seçenek olarak düşmanınızı tabancayla öldürürseniz, üniformasını almamalısınız. Aldığınız takdirde, giysinin üzerindeki kan ve kurşun izleri sebebiyle şüphe çekiyorsunuz. Eğer görülürseniz, askerler birbirine haber veriyor ve sizin için arama başlatılıyor. Aranma seviyesine göre haritada bir çember var. Bunun dışına en kısa sürede çıkabilirsek, kurtuluyoruz. Ek olarak etraftaki gizli sığınaklara girerek de düşmanlardan kurtulabiliyoruz (Assassin’s Creed 2′yi hatırlayın).
Bulunduğumuz bölgeyi ele geçirince, bir daha Nazi subayları tarafından işgal edilemiyor ve siyah-beyaz örtüsü kalkıyor. Umutsuzluk faktörü bittiği için şehir bir anda renklenmeye başlıyor. Buna benzer işlemleri her yerde yapmalıyız, zira bulunduğumuz yerden diğer bölgelere baktığımızda yine siyah beyaz olduğunu görüyoruz. Görev tamamladıkça ödüller kazanıyoruz. İstersek bir gece kulübüne giderek eğlenebilir (ki bu dakikalar yetişkinlere yönelik hazırlanmış), istersek silah satıcılarına uğrayabilir, istersek de istediğimiz bir araba üzerinde geliştirmeler yapabiliriz. Yapımda yer alan perk sistemi sayesinde adamımızın kişisel becerilerini de artırabiliyoruz. Keskin nişancı tüfeği kullanırken daha iyi hedef alma, kaçarken daha becerikli davranma, daha fazla silah kullanabilme gibi.

İlginç olaylar zinciri
Bastonla bile zar zor yürüyen bir adamın, hızlı bir araba görünce maraton koşucusu gibi hareket etmesini nasıl karşılarsınız? Peki ya, bir bayana çarpmanıza rağmen hiç bir şey olmamış gibi arabanın içinden geçmesini… Oyundaki yapay zekâ çok kötü. Bir de teknik problemlerle birleşince acınası bir tablo çıkmış ortaya. Havada duran askerler, karşı yönden gelen iki karakterin birbiriyle çarpışıp kavgaya tutuşması, sivil bir bayanın silahlı bir Nazi askerini tekme tokat dövmesi ve daha ne ararsanız… The Saboteur’u bu kadar bekledikten sonra bu tip hatalarla karşılaşmak beni çok şaşırttı. En sinir bozucu durum ise, oyunun Ati kartlarda ciddi sorunlar vermesi. Yapımı 3 farklı PC sisteminde denedik. 2 tanesi Ati, 1 tanesi Nvidia karta sahip. Ati kart takılı olan sistemde The Saboteur’u oynamak için sağlam bir donanımınızın olmasına gerek yok. Zira oynayamıyorsunuz, kısa sürede donuyor. Internet’te yer alan bazı bilgilere göre, kullandığınız işlemciyi tek çekirdek olarak Windows’ta ayarlarsanız, performans düşüşleri olsa da oyunu deneyebiliyorsunuz. Fakat ben bunu tavsiye etmiyorum. Mutlaka bu sorunla ilgili bir yama çıkarılacaktır, ama böyle bir hatanın yapılması affedilir gibi değil.
Yukarda da bahsettiğimiz gibi The Saboteur, siyah-beyaz tonlar üzerine kurulu bir oyun. Bölge ele geçirdikçe şehir renklenmeye başlıyor. Bu güzel bir yön, ama sadece o kadar. Karakter tasarımları, kaplamalar ve detay seviyesi iyi değil. Tüm şehre bakmak istediğinizde, sulu boyalarla çizilmiş detay yoksunu manzaralarla karşılaşıyorsunuz. Seslerde de senkorinizasyon sorunu var. Ayrıca çevrede gezinen insanlar, çoğu kez size konuşarak tepki göstermiyor, sadece el-kol hareketleri yapıyor.
Yapımda sadece tek kişilik oyun modu bulunuyor. Açıkçası The Saboteur’un çok iyi potansiyele sahip olmasına rağmen, iyi değerlendirilememiş bir oyun olduğunu düşünüyorum. İrili ufaklı hatalar, görsel kalite ve özellikle Ati kullanıcılarında görülen ciddi problemler nedeniyle oynanabilirliği fazlasıyla düşüyor.
2009
12.14
Tags: 2008, aksiyon oyunu, amerika, avrupa, blood bowl, Blood Bowl download, Blood Bowl indir, Blood Bowl oyun, Blood Bowl oyunlar, Blood Bowl yukle, capcom, haber, Haberler, haberler, indir, izle, microsoft, oyun, oyun download, oyun haber, oyun haberi, oyun haberler, oyun indir, oyun konsolları, oyun oyna, Oyun Yamaları, oyuncu, oyunlar, PC, piyasa, playstation 3, PS2, PS3, PSP, son çıkan oyunlar, sony, ubisoft, Xbox, Xbox 360, yama, yama indir, yeni video
Posted in Ekran Görüntüleri, Haberler, Hileler, Manşetler, PC, Yeniler, İncelemeler | No Comments »
Bu Warhammer evreni de neymiş böyle. Açıkça konuşayım; eve FRP setlerini aldım, masaüstü oynadık, figürlerini teker teker boyadım. Gelecekte geçeni de, geçmişte yaşananı da bizzat inceledim. Ölümsüz imparatorla, Kaos Lordları ve Tanrılar’la savaştım. Ama bu kadarı aklıma gelmemişti.
Meğerse bazı Amerikalı ve İngilizlerin aklına hepsi gelmiş. 1995’te, tüm Warhammer yaratıklarını (Amerikan Futbolu’nda) içeren oyun yapmışlar, bir de bunun masaüstü versiyonunu çıkarmışlar. Yanlış anlamayın oyun gayet başarılı da nereden çıkmış bu fikir onu pek anlamadım. Peki kötü mü olmuş? Hayır, çok iyi olmuş ve başarılı olmaya aday.
Farklı futbol
Blood Bowl’u duymadıysanız Warhammer evreninde geçen sıra tabanlı bir futbol oyunu olduğunu söylemeliyim ve bu kulağa birazdan da öte garip geliyor. Yine de Warhammer’daki şiddet ve Amerikan sporlarındaki heyecan güzelce bir araya getirilmiş. Warhammer ırklarından herhangi bir takım seçebiliyorsunuz (Dwarf, Lizard, Wood Elf, Demo, Skaven, Orc ve elbette Human gibi). Eğer Amerikan futbolu hayranıysanız buradaki kurallara uymanız biraz zor olabilir. Ben değilim; eminim çoğunuz da değilsinizdir ve kurallarını bilmiyorsunuzdur. Hayır bu bir eksi değil, tam tersine… İki parmakla yazmaya alışan biri mi, yoksa hiç bilmeyen biri mi 10 parmakla yazmayı daha çabuk öğrenir? Çünkü Down, Field Goal, Two Point Conversion gibi kavramlar yok ve Touchdown’lar bir puan. Eğer yenikseniz size bunları öğreten bir yardım sistemi de yok, maç oynayarak kendiniz anlayacaksınız.

Kanlı rekabet
Ligler, kişiselleştirilebiliyor ve 25 adetten fazla lig seçebiliyorsunuz. Bu gerçekten de olumlu bir gelişme. Oyuncuları da teker teker elinizle yaratabilirsiniz. Çoklu oyuncu desteği ise müthiş: 24 takımlı bir ligde yer almanız mümkün. Oyuncularınız, adam öldürdük… Şey sayı yaptıkça tecrübe puanı kazanıyorlar ve seviye atlıyorlar. Yani takımınız her maçtan güçlenerek çıkıyor. Maçta rakibinizi öldürebiliyorsunuz. Gördünüz ya; zaten centilmen bir oyun daha da centilmen hale getirilmiş.
Warhammer evrenini biraz olsun seviyorsunuz, spor simülasyonlarından hoşlanıyorsunuz, dev yaratıkları ve RPG öğelerini işin içine katacaksınız; tercümesi absürdlüklerle aranız iyiyse, Warhammer etiketini taşıyan bu spor gibi, sizin için mutluluk verici bir uyuşturucu haline dönüşebilir. Pişman olmazsınız, ama dediğim gibi garip fantezilerden hoşlanıyorsanız.
Amerikalılar zaten fiziksel zerafetleri (Bayanlardan bahsetmiyorum) tanınmazlar. NBA sporcuları, Amerikan Futbolcuları veya beyzbolcular buna örnektir. Oyuncular, fiziksel açıdan öyle güçlüdürler ki, kasti faul yapmaları pekala cinayete teşebbüs olarak nitelendirilebilir. Shaq’ın karşısındaki oyun kurucuya kızdığını düşünün yeter.
Neyse; Amerikan futbolunda biraz daha enerji ve biraz daha şiddet olmasını hiç düşündünüz mü? Kandan çok mu hoşlanıyorsunuz? Hiç “Evet bu spor güzel ama devlerin birbirlerini pataklaması daha güzel olurdu” diye düşündünüz mü? Eğer öyleyse Blood Bowl tam size göre. Oyun Warhammer evreninden uyarlanmış. Eğlenceli ve bağımlılık yaratıcı, çünkü Warhammer evreni eğlenceli ve bağlayıcı. Bu bakımdan monitörünüze yapışıp birkaç saat başından kalkmamayı umabilirsiniz. Ancak yapay zeka ne yazık ki çok başarılı değil (Yok desem daha doğru olur) ve bu epey problem yaratabiliyor.
2009
12.11
Tags: 2008, 2010, aksiyon oyunu, download, Dragon Age Origins ps3, dragon age: origins, ea, grafik, haber, haberler, haberleri, inceleme, indir, izle, kuzey amerika, oyun, oyun download, oyun grafik, oyun haber, oyun haberler, oyun indir, oyun konsolları, oyuncu, oyunlar, oyunlar1, oyunu download, PC, playstation 2, playstation 3, PS3, sony playstation, Xbox 360, xbox live
Posted in PS3, Yeniler | 1 Comment »
BioWare piyasanın köklü ve en iyi firmalarından biri. Yaptıkları oyunlar hayatımdan ne kadar çaldı, hesaplayamadım bile. Firma 2007’de EA Games cephesine geçti. Şimdilik EA&BioWare beraberliği güzel gidiyor, ancak ileriki yıllarda durum ne olur bilinmez. Mass Effect gibi sürükleyici bir yapımdan sonra, firmadan bu senenin belki de en iyi RPG’si Dragon Age: Origins (DA) çıktı. DA, diğer BioWare oyunları gibi kaliteli. PC sürümü bir hayli beğenildi, ancak multiplatform olduğunu da unutmamak gerek. PC dışında konsollar için raflardaki yerini aldı. PC iyi hoş diyorum da, peki PS3 sürümü hem kel hem bodur mu? Hiç de öyle değil.
Derinlemesine ilerleyiş
Zamanın kadim büyücüleri Tanrı’nın Altın Şehri’ne girmek için bir yol bulurlar, ancak günahları şehri kaplar ve ışıltı söner. Tanrı büyücüleri lanetler ve sürgün eder. Lanetlenmiş büyücüler “Darkspawn” olmuşlardır. Dünyaya geri dönerler. Lanetlerinden kurtulmaları için, eski tanrı olduğu söylenen Archdemon’ları bulmalıdırlar. Ejderhaya benzeyen Archdemon’lar ise dünyaya felaket getirir. Her eski tanrı yeni bir felakettir. Beşinci felaket zamanında Darkspawn’a karşı mücadele veren Grey Warden’lara katılıyoruz ve maceraya dalıyoruz. Yapımın hikayesinin ana hatlarını kısaca böyle şekillendirebiliriz. Aslında DA’nın senaryosu daha ayrıntılı ve daha derin. Hatta dünyasının tarihçesi ilginizi çekecek. Geçmişle ilgili bilgileri okudukça, oyuna devam etmeyi bırakıp, tarihçeye dalabilirsiniz. BioWare bu konuda harika bir iş çıkarmış.
PS3’te yapıma başladığımızda bizleri biraz uzun süren bir yükleme ekranı karşılıyor. Bu bekleyiş belki bazı kullanıcıların canını sıkabilir, ama diğer yandan ara Load ekranlarının süresinin kısalması gibi artılar sağlıyor. Yüklemeyi geçtikten sonra sinematik ekrana geliyor ve sonrasında artık ana menüdeyiz. Ana menüde isterseniz EA Games hesabı açıp, oyunla ilgili bilgileri (Karakter vs…) upload edebilirsiniz. Bundan sonrası ise karakter yaratma ekranında. Seçebileceğimiz üç ırk ve sınıf var. Irklar insan, cüce ve Elf. Sınıflar ise Warrior, Mage ve Rogue. Sınıflar sonradan uzmanlaşıyor. Warrior, Berserker veya Templar oluyor. Mage, Shapeshifter/Spirit Healer, Rogue ise Assassin/Ranger olarak şekilleniyor.

Her ırkın kendine göre bir hikayesi var ve bu hikaye oyun boyunca etkili. DA’da ilerledikçe geçmişiniz karşınıza çıkıyor. NPC’lerin sizlere karşı tavırları bile buna göre değişiyor. Ana senaryo güzel bir şekilde işlenmiş. Bu işleyiş sizi içine çekiyor, fakat yan görevler de yavan kalmış. Bir süre sonra yan görevler birbirini tekrar ediyor.
Konsol mu? PC mi?
Kendine ait bir sistemi olan Dragon Age, Star Wars: Knights of the Old Republic gibi parti tabanlı. Ana karakter ve yanındaki aktif parti üyeleri var. Combatlar ise sıra tabanlı değil, gerçek zamanlı. Diğer karakterlerin saldırırken yeteneklerini kullanması ve diğer seçeneklere de sahipsiniz.