Final Fantasy XII (Playstation 2)

Final Fantasy’nin gizleri çözüme ulaşıyor!
Öncelikle oyunda gördüğünüz tüm kayıt kristallerinde oyunu kaydedin. Çünkü kayıt kristallerini kullanarak HP ve MP gibi değerlerinizi fulleyebiliyorsunuz. Ayrıca girdiğiniz her alanı öncelikle araştırın. Bazı yerlerde çok iyi eşyalar bulabiliyorsunuz. Oyun adına yakışır bir FMV şöleni ile başlıyor.
Nalbina Fortress
Oyunun alıştırma evresi diyebileceğimiz bu ilk bölümünde Vaan�ın kendisinden iki yaş büyük olan ve Basch�ın bölüğünde bulunan abisi Reks�i kontrol ediyoruz. Sağ analog ile kamerayı, sol analog ile de hareket etmeyi kavradıktan sonra kapının yanında bulunan Basch ile konuşun. Konuşma ikonu hakkında bilgi aldıktan sonra kapının yanında bulunan asker ile konuşarak kapıyı açın ve yukarı devam edin. Imperial Swordsman ile karşılaşın. Burada ilk savaşımızı vereceğiz ve savaş sistemine giriş yapmış olacağız. Daha sonra Basch ve adamlarıyla ilerleyerek ilk boss savaşınıza girin.
Air Cutter Remora
Oldukça kolay bir rakip. Siz bir hamle yapmasanız da Basch ve adamları kolaylıkla yeneceklerdir. Ama şanımıza yakışmaz o yüzden sizde ufaktan Basch ve ekibine yardım edin. Son darbeyi Basch yapacak.
Bu savaştan sonra gelen 3 askeri de yenip merdivenlerden devam edin. Sağ köşede ve kuzeyde birer potion bulunuyor. Onları da aldıktan sonra sağdaki merdivenlerden çıkarak kayıt kristalini bulun. Oyunu kaydettikten sonra merdivenlerden yukarı çıkın. Şimdi gelen bu 3 imparatorluk askerini tek başınıza hallettikten sonra pasaj kapısını açarak ilerleyin. Şok edici ve bir o kadar da kafa karıştırıcı ara sahnelerden sonra kralın ölümü ve dolayısı ile Dalmasca’nın düşüşüne şahit oluyoruz. Ve bundan sonra asıl oyunumuz başlıyor diyebiliriz. Vaan�ı kontrol ederek etrafınızda kaçışan 3 fareyi haklayın.
The Royal City of Rabanastre
Dalmasca�nın düşüşü üzerinden 2 yıl geçmiş ve Reks�in küçük kardeşi Vaan’ın hikayesini şekillendirmek bize düşüyor. Ara sahnede Vaan�ın kötü alışkanlığını, korsan olma hayalini ve Panelo�yu gördükten sonra haritada işaretli olan yere yani South-easth bölgesine gidin. Tabi gitmeden önce Rabanastre yi iyice bir kolaçan da edebilirsiniz. İşaretli yere gidince Migelo ile konuşacaksınız ve o da size Kytes�i bulmanızı söyleyecek. North-east bölgesindeki the Sandsea dükkanına gitmeliyiz. Haritada işaretli. İçeri girin. Ara sahneden sonra Tomaj size Ornachea Armlet verip Licence Grid sistemi hakkında bilgi verecek. LG üzerindeyken Accesories 1i aktifleştirdikten sonra Rogue Tomatoyu yakalamak üzere Rabanastre�nin doğu kapısından çıkarak Estersanda gidin.
Dalmasca Estersand
Burada savaşlara girerek savaş sistemine iyice alışıp level atlamayı deneyebilirsiniz. Aşağı doğru ilerleyip uçurumun kenarında bulunan Rogue Tomato�yu bulun (Adı üstünde Domatese benziyor). Onunla savaşın tam ölmek üzereyken kendini aşağıya atacak. Siz de aşağıya inerek onu bulun ve yenin. Galbana Lilies�i de aldıktan sonra Rabanastreye geri dönebilirsiniz. Rabanastre�ye dönmeden önce etrafı dolaşmak isterseniz de Saurian�a (T-Rex kılıklı yaratık) dikkat edin.
Not: Rogue Tomatoyu yakaladığınızda diğer canavar yakalama görevleri aktifleşiyor. The Sandsea dükkanında veya diğer şehirlerdeki barlarda panolara bakarak diğer canavar yakalama görevlerini gerçekleştirebilirsiniz.
En sıcak oyun kahramanları
Hangi oyun türü olursa olsun, geliştiriciler ilgi çekici dişi kahramanlardan vazgeçemiyor.
Oyun programcıları hep daha çok sivrilmek isterler: Daha uzun bölümler, görkemli patlamalar ve kahramanların kıyafetlerinden tasarruf…
FPS, savaş veya yarış oyunu olması fark etmez, dişi karakterlerdeki trend gittikçe daha çok “oyun arkadaşı” tarafına yöneliyor. Donanımların sürekli yükselmekte olan performansı daha gerçekçi dişi kahramanların geliştirilmesine imkân tanıyor ve oyun geliştiricileri de bu fırsatı kaçırmıyor.
Bunun en güzel örneği ise, hiç kuşkusuz Tomb Raider serisinin seksi kahramanı Lara Croft. Lara Croft artık sadece bir oyun kahramanı değil, beyaz perdenin de önemli bir figürü. Çekilen Tomb Raider filmleri, dişi kahramanların aslında ne kadar ilgi çektiğini gözler önüne seriyor.
Sadece Lara Croft mu? Resident Evil’dan Perfect Dark’a, Blood Rayne’den Soul Calibur’a kadar birçok hit oyunda hep dişi kahramanlarla karşılaşıyoruz. Üstelik bu kahramanların bazen oyunun kendisini gölgede bırakıp ön plana çıkmayı başardıklarını da görmek sürpriz olmuyor.
İşte bu kahramanlardan on altı tanesi… Resim galerimizde en ilgi çekici oyun karakterlerini sizler için biraraya getirdik. Hangisinin daha güzel olduğunu seçmek ise size düşüyor.
Resimlerle en sıcak oyun kahramanları
En sıcak oyun kahramanları
1. Ada Wrong (Resident Evil)
2. Kasumi (Dead or Alive)
3. Lara Croft (Tomb Raider)
4. Joanna Perfect (Perfect Dark)
5. Aya Brea (Parasite Eve)
6. Brooke (Need for Speed Underground)
7. Blood Rayne (Blood Rayne)
8. Christie (Dead or Alive)
9. Rebecca Chambers (Resident Evil)
10. Elise Riggs (SSX)
11. Cassandra (Soul Calibur)
12. Evangeline (Dungeon Siege)
13. Jill Valentine (Resident Evil)
14. Charys (Champions: Return to Arms)
15. Christie Monteiro (Tekken)
16. Chun Li (Street Fighter)
Conan
Aramızda yaşı 25-35 aralığında olup ta gecenin karanlığında elinde el feneri ile Conan’ı hatırlayamayanınız yoktur herhalde. Maceralarına özgür bir savaşçı olarak başlayıp, bir köle ve en sonunda krallığa kadar yükselen yeri geldiğinde bir kahraman yeri geldiğinde ise bir hırsız olan Conan hiç şüphesiz hepimizin hatıralarındaki en güzel yerlerden birine sahiptir. Ülkemizde de hala yeni serisi ile yayınlanmakta olan Conan şimdi de kan, ve şiddet dolu bir aksiyon oyunu ile karşımızda.
Oyunumuz Conan’ın rutin hazine avlarından birinde başlıyor. Keserek, biçerek ve yeri geldiğinde tekmeleyerek açtığı yolun sonunda kahramanımız, bir hazinenin parıltıları yerine kendisinin yanlışlıkla dirilttiği bir büyücü ile karşılaşıyor. Bu olayların ardından ıssız bir kıyıda uyanan barbar kendine yeni bir amaç bulmuştur; Büyücüyü bulup hak ettiği hazineleri almak, yolda bulabileceği kadınları özgür bırakmak ve bunları yaparken vakit bulabilirse bir ara dünyayı kurtarmak. Yazının tamamını oku »
Condemned 2: Bloodshot
Issız bir bina, çözülmeyi bekleyen sırlar ve önümde duran bir ceset. Saat gecenin geç saatleri. Odayı loş bir ışıkla aydınlatan lamba bir sağa bir sola sallanıyor derken bir anda söndü. Neyse ki yanımda fenerim var ama o da ne? Biri kapıları kitledi ve bodrum katından havlama sesleri geliyor. Şu kilitli kapının altından akan sıvı yoksa kan mı?
Orijinal oyundan 2 yıl sonra Sega ve Monolith tarafından serinin ikinci üyesi olan Condemned 2: Bloodshot, eş zamanlı olarak PS3 ve Xbox 360 için geliştiriyor. Yapım ilkinden bir yıl sonrasında gelişen olayları konu alıyor. Önceki oyunda yönettiğimiz FBI ajanı Ethan Thomas, tekrar kontrol edeceğimiz ana karakterimiz olarak karşımıza çıkıyor. Fakat artık eskisi gibi değil, bu kez psikolojik sorunları var. Kayıp ortağının olayını çözmek için ipuçlarına ihtiyacı olacak ve daha fazlası için içinden çıkılması güç birçok karanlık görevde yer alacak. Hatırlarsak ilk oyun oldukça karanlık ve boğucu mekanlarda geçiyordu. Atmosferi oldukça iyi yedirmeyi başaran yapımcılar Condemned�ı muhteşem sonuyla da hem oyuncuları şaşkınlık içerisinde bırakmış hem de cevaplanmasını bekleyen yeni sorular hazırlamıştı. Şimdi ön görülen vakit gelmiş olacak ki, yenisinden oldukça umutluyuz. Özellikle ilk oyunla beraber gelen eğlenceli oynanış stilinin daha da gelişmiş olarak yenisinde de olacak olması çok büyük bir ihtimal. Yapımcılar oyunun birçok yönünde geliştirmelere gidiyor. Bu gelişmeler hem oynanışa etki edeceği gibi hem de göze hitap edecek. Bunlardan biraz bahsedecek olursak. Yazının tamamını oku »
Worms Open Warfare 2 (Sony PSP)
Yılların eskitemediği kurtçuk savaşında yeni bir perde daha aralanıyor. 1994 yılından beri üç aşağı beş yukarı aynı oyunu oynuyoruz, ancak yapımdan sıkılmamış olmamız hala orijinalliğini kaybetmemesinden kaynaklandığından olsa gerek. Her ne kadar Worms sevsem de 3D olanına 2D versiyonu kadar ısınamadığım bir gerçek. Sony�nin yumurcak makinesi PSP ise Worms Open Warfare 2 ile daha çok 2D severleri sevindiriyor.
Şapkasından ten rengine kadar detaylı şekilde bir profil ve takım kurduktan sonra ana menüye geçiş yapıyoruz. Burada bizi sırası ile hiçbir detaya müdahale edemeden kendimizi oyunda bulduğumuz Quic Game; takım ve zorluk seviyesi seçilebilen Custom Game; Puzzle, Campaign, Time Attack ve Training alt kategorilerine sahip Single Player; Kablosuz çoklu oyun modu Wireless Multiplayer; Takım yönetimi, Harita Editörü alt kategorilerine sahip Customise; Single Player�da kazanılan puanlar ile alışveriş yapabileceğimiz Shop; Profile ve Options menüleri karşılıyor. Yazının tamamını oku »
Battlefield: Bad Company (XBox 360)
Doğu Avrupa’da bir yer. “Sarge ve Haggard ” ya da isimleri tam olarak neyse, umursamazlar ve şakalaşmayı seviyorlar. Ortak yönleri altın ve paranın dayanılmaz cazibesi. Kötü takımımız başlarını belaya sokmak için adeta fırsat kolluyor ve buldukları her sebep sonucu kendilerini savaşın ortasında buluyorlar. İşte yine yaptılar…
“Alman tankları bizi yine sıkıştırıyor, derken Fox birliği yardımımıza geldi. Artık arkamızdaki destek daha da sağlam.” gibi cümleler kurarak yazıya giriş yapmayı o kadar isterdim, ama Battlefield bu çağı yıllar önce atladı ve anlaşılan uzay çağından da sıkılmış olacak ki bu kez modern zamana dönmeye karar vermiş görünüyor. Bu gerçek bir hikaye değil. Alternatif kurgu ürünü ve kendini bilmez askerlerin kendi zevklerini tatmin etmek için savaştıkları bir dünya: Bad Company� Yazının tamamını oku »
Halo 3 (Xbox 360)

Üç sene bir saniye gibi geçti, en azından Master Chief için, çünkü bizim 3 senelik bekleme sürecimiz onun için sadece Halo 2’nin sonuna eklenilen hikâyesi oldu. Halo 3 tam olarak 2. bölümün bitiş noktasından devam ediyor. Kahramanımız dünyaya doğru yol alırken asıl hedefi İnsanların ve ittifakın arasındaki savaşı durdurmaktı. Fakat maalesef kahramanımız uçuş derslerini biraz asmış olacak ki, şatafatlı ve muhteşem bir karşılama komitesi sevinç içinde onu üslerinde berklerken, sen gel Allianz birliklerin elinde bulunan balta girmemiş ormanın tam ortasına, Spartan 117 uçağı ile beraber çakıl. Fakat sorun değil. Gerçek kahramanlar 2 kilometrelik bir düşüşten mi korkacak canım. Mjolnir Mark VI-Savaş kostümünden çamurları temizledikten ve silkindikten sonra kahramanımız yeniden savaşa hazırlanıyor. Nede olsa evrenin geleceği onun ellerinde.
Yazının tamamını oku »
Medieval II: Total War Kingdoms
Geçtiğimiz yıl yine bu dönemlerde piyasaya çıkan Medieval 2: Total War oyunculara kendi imparatorluklarını yönetme ve tarihi değiştirme şansı veriyordu. Yakın zamanda çıkan genişleme paketiyle ise savaş ve strateji deneyimini hiç olmadığı kadar gerçek bir hale getiriyor. Sega ve Creative Assembly tarafından hazırlanan Medieval 2 oyunculara tüm dünyayı fethetmeyi vaat ediyor. Bakalım bunu ne kadar gerçekleştirebiliyor.
Oyun, Medieval 2: Total War Kingdoms adını taşıyor. Bu oyunu çalıştırmak için öncellikle Medieval 2′ye sahip olmak gerekiyor. Daha sonra ise, Kingdoms onun üzerine kuruluyor.
Kingdoms bir genişleme paketi olmasına rağmen, tek başına bir oyun olacak kadar büyük yeniliklere sahip. İlk göze çarpan yenilik ise, oyun 1400′lerden sonra da devam edebildiği için, dünya haritası üzerine Amerika’nın eklenmiş olması. İlk kez bir Total War oyununda, Amerika kıtası ve oradaki ırklar da oynanır hale geldi. Dört tane yeni senaryo, 23 oynanılabilir devlet ve 150�ye yakın yeni birim de, Kingdoms’ın eklentilerinden bir kaçı. Bunlar dışında, yeni müzikler, sesler ve kurallar gibi olmazsa olmaz değişiklikler de yapılmış… Yazının tamamını oku »
Clive Barker’s Jericho
Undying oynayanlarınız, o usta korku yazarı Clive Barker adını duymuştur. Yeni korku oyunumuz Jericho’da onun yardımlarıyla hazırlanmış, ilk bakışta hemen heyecanlandırmayan fakat getirmiş olduğu bir kaç yenilikle oyuncuyu kendine bağlayan bir eser.
Jericho demosunu açtığımızda menüde Tanıtım’ı (Introductıon) seçip oyun hakkında biraz bilgi alabiliyoruz. Hikayeyi biraz anlatmak gerekirse, takımımızın kendisini bulduğu yer tanrının ilk insanı yaratma girişimlerini yaptığı fakat yarıda bırakıp gittiği tapınağımsı; hatta zindanımsı, şu ana kadar kapalı tutulmuş bir yer. Bu tapınak iç içe geçmiş karelerden ve aralarında kalan boşluklardan oluşuyor. Tapınak paralel bir evren içerisinde diyebiliriz. Yani bu evren içerisinde şu ana kadar dünyaya gelmiş oluşumları barındırmakta. Fakat bu oluşumlar genelde şeytani değişimler geçirmiş haldeler. Kısaca takımımız, günümüz askerlerinden tutun, eski dönemlerdeki savaşçılara, paranormal oluşumlara dek bir sürü değişik türde düşman ile karşılaşacak. Tapınağın içlerine doğru ilerledikçe zamanda geriye gidilecek ve düşmanlar hep bir dönem eski türde olacak. Tapınağın merkezine ilerlediğimizde ne olacağı açıklaması ise oyunun tam sürümünü bitirmemiz halinde bizimle buluşacak. Yazının tamamını oku »
Medal of Honor: Airborne (PC)
Medal of Honor�la bundan seneler önce tanışmıştık. 2. Dünya Savaşı�nın acımasızlığını ve ortamını oyunculara sonuna kadar sunmuştu. Mesela Normandiya Çıkarması sahnesini kim unutabilir ki? Sadece Singleplayer olarak değil, çoklu oyuncu modunda da başarılı bir yapımdı. Multiplayer�da oynarken zaman su gibi akıyordu. EA daha sonrasında MOH�un ek görev paketlerini çıkartarak devamını getirdi. Sadece PC�de değil, PSP�den PS2�ye kadar çoğu platformda bile kendini gösterdi. Son olarak Pacific Assault�la, Pasifik taraflarına gitmiş ve Japonlara karşı savaşmıştık. Aradan zaman geçti ve sonunda artık bir kült haline gelen MOH, Airborne ile geri döndü. Yazının tamamını oku »